
Evet bugün için tüm dünyada YAŞ TİP SARI NOKTA HASTALIĞINDA; tek tedavi Anti- VGEF göz için enjeksiyonlarıdır. Ama bu tedavinin; hem fazla hem de uygun olmayan ucuz formları yapıldığı zaman geri dönüşü olmayan ciddi hasarlar meydana gelir. Bu yan etkiler Göz ve Sistemik olmak üzere ikiye ayrılır:
1-) GÖZE OLAN YAN ETKİLER: Baştan şunu belirtelim ki; VGEF molekülü; tüm vücut da yeni ve sağlıklı damar oluşumu için gerekli ve elzemdir. Yani zararlı bir madde değildir ama fazla olduğu zaman kırılgan ve zayıf yeni damarlar oluşur. Ve bu damarlarda ödem ve kanama yapmaya müsaittir. İşte YAŞ TİP SARI NOKTA HASTALIĞINDA; bu VGEF molekülü arttığı için ödem ve kanama olur.
1.a) SİNİR KURUMASI VE YARA: İşte bu ödemi kurutmak için bu enjeksiyonlar gereğinden fazla ve kontrolsüz yapılırsa; VGEF molekülü çok çok azalır. Ve böylece sarı noktada ki sinirleri besleyen sağlıklı damar oluşumu sekteye uğrar. Ve böylece sinir beslenmediği için kurur ve ölür. Ve sarı nokta da; COĞRAFİK ATROFİ VE FİBROZİS meydana gelir. Ve malasef bu hasarın geri dönüşü yoktur. Yani ödemi kurutalım derken siniri kuruturuz malesef. Yani; Sağlam televizyon var ama elektrik gelmediği için çalışmaz.
2.b) ENDOFTALMİ: Her tekrarlayan enjeksiyon enfeksiyon için davetiye çıkarır ve buna endoftalmi denir. Ve bir gözün başına gelebilecek en kötü durum olup çoğu zaman körlük ile sonuçlanır.
3.c) GLOKOM: Yine tekrarlayan enjeksiyonlar göz tansiyonu için büyük risk taşır. Ve malasef glokom da giden geri gelmez.
2-) SİSTEMİK YAN ETKİLER: Bu enjeksiyonlar az miktarda göze yapılsa da; kan ve sistemik dolaşıma geçer. VGEF molekülü yeni ve sağlıklı damar için cok gerekli. İşte sürekli gereksiz enjeksiyonlar yapılırsa; VGEF azalır ve tromboz riski artar. Yani damar tıkanıklığı meydana gelir.
2.a) KALP KRİZİ: Aşırı enjeksiyonlar damar tıkanıklığı yaparak kalp krizi riskini arttırır. Ve hasta kalp krizi geçirmiş ise; 6 ay enjeksiyonlardan uzak durmak gerekir.
2.b) İNME: Yine fazla enjeksiyonlar; beyinde ki damarları tıklayarak inme ve felç yapabilir. Ve hatta riskli vakalarda ölüm bile meydana gelebilir.
2.c) HİPERTANSİYON: Fazla enjeksiyon kontrolsüz HİPERTANSİYONU olanlarda; vücut tansiyonunu dahada arttırır. Ve buda beyin kanamasına neden olabilir.
Peki 2026 yılı olarak ben günlük pratiğimde ne yapıyorum:
Öncelikle tüm hastalarıma; OCT VE MFERG çekip ödem var mı? Hücreler sağlam mı? Fonksiyonları nasıl diye ayrıntılı incelerim. Sonra ödem varsa tipine bakarım. Subretinal ödem daha masum iken; retina içinde ödem daha tehlikelidir. Eğer ödem var ise; En iyi ve yeni enjeksiyon olan VABSYMO ile ödemi kuruturum. Ama bu enjeksiyonu çok çok az yaparım. Ve her enjeksiyon sonrası OCT çekerek ödeme bakarım. Ödem yoksa asla ikinci enjeksiyonu yapmam. Ayrıca sabit artmayan Subretinal ödem varsa; kurutmak için çok fazla uğraşmam. Çünkü bu zararsız ödemi kurutayım derken siniri kurutmak riskimiz var. Son bir yıldır yaş tip Sarı nokta hastalığında sadece vabysmo kullanıyorum. Senede iki yada 3 doz bile yeterli. Özellikle bağırsak kanserinde kullanılan enjeksiyonları asla kullanmıyorum. Ödem kuruduktan sonra; MfERG çekip hücrelerde kuruma varsa EXOZOM TEDAVİSİ ile sinirleri canlandırmayı hedeflerim. Ama şunu unutmayalım ki; Sarı Nokta Hastalığında Kök Hücre Tedavisi değil; EXOZOM daha doğru ve güvenli.








