Kök Hücre ve Eksozom Uygulamalarında Başarı Nasıl Takip Edilir?


 1-) Giriş:

Retina ve optik sinir hastalıklarında rejeneratif tıp alanındaki gelişmeler, kök hücre ve eksozom uygulamalarını önemli tedavi yaklaşımları arasına taşımıştır. Ancak bu noktada en kritik soru şudur:

Uygulanan tedavinin etkisini nasıl objektif olarak değerlendirebiliriz?

Sadece hastanın “daha iyi görüyorum” demesi çoğu zaman yeterli değildir. Günümüzde retina fonksiyonlarını sayısal olarak değerlendirebilen gelişmiş testler sayesinde tedavi öncesi ve sonrası değişiklikler çok daha objektif şekilde izlenebilmektedir.

Bu amaçla kullanılan başlıca fonksiyonel değerlendirme yöntemleri şunlardır:

  • Full Field Stimulus Threshold (FST)
  • Dark Adaptation (Karanlık Adaptasyon Testi)
  • Photo Aversion Threshold (PAT)
  • Dark Adaptation Chromatic Perimetry (DACP)

2-)Full Field Stimulus Threshold (FST):

FST (Full Field Stimulus Threshold), hastanın tüm retinasına homojen ışık uyarısı verilerek algılanabilen en düşük ışık şiddetinin ölçüldüğü psikofiziksel bir testtir.

Hasta yalnızca ışığı görüp görmediğini bildirir. Bu nedenle;

  • çok düşük görme seviyesine sahip,
  • fiksasyonu bozuk,
  • nistagmusu bulunan

hastalarda bile güvenilir sonuçlar alınabilir.

FST doğrudan hücre sayısını ölçmez. Bunun yerine retinanın fonksiyonel ışık algılama kapasitesini değerlendirir.

2.1) FST hangi yapıları değerlendirir?

Test sırasında aşağıdaki görme zinciri birlikte değerlendirilmiş olur:

  • Rod fotoreseptörleri
  • Kon fotoreseptörleri
  • Fototransdüksiyon mekanizması
  • Bipolar hücreler
  • İç retina iletimi
  • Ganglion hücreleri
  • Optik sinir

Başka bir ifadeyle FST şu soruya cevap verir:

“Bu göz, tüm retina düzeyinde ne kadar zayıf bir ışığı algılayabiliyor?”

2.2) Klinik Örnek:

İleri düzey gece körlüğü bulunan bir hastada ERG’de belirgin yanıt alınamıyor olabilir.

FST sonuçları şu şekilde olsun:

Tedavi öncesi:

  • Mavi FST: 34 dB
  • Kırmızı FST: 31 dB
  • Fark: 3 dB

Bu tablo rod fonksiyonlarının oldukça zayıf olduğunu düşündürebilir.

Kök hücre veya eksozom uygulamasından birkaç ay sonra:

  • Mavi FST: 42 dB
  • Kırmızı FST: 33 dB
  • Fark: 9 dB

Bu değişiklik, rod fonksiyonlarında iyileşme yönünde fonksiyonel bir değişiklik olabileceğini gösterebilir. Klinik değerlendirme her zaman diğer muayene ve testlerle birlikte yapılmalıdır.

2.3) FST hangi hastalıklarda özellikle faydalıdır?

  • Retinitis Pigmentosa (Gece Körlüğü)
  • Leber Konjenital Amaurozisi
  • Stargardt Hastalığı
  • Rod-Kon Distrofileri
  • İleri kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu
  • Diyabetik retinopati
  • Macular Telangiectasia Tip 2 (MacTel 2)
  • Albinizm
  • Akromatopsi

Özellikle görmesi çok düşük hastalarda tedavi öncesi ve sonrası objektif karşılaştırma yapılmasına önemli katkı sağlar.

3-) Dark Adaptation (Karanlık Adaptasyon Testi):

Bu test, retinanın parlak ışığa maruz kaldıktan sonra yeniden karanlık ortama uyum sağlama hızını ölçer.

Başka bir ifadeyle:

Retina karanlıkta ne kadar hızlı fonksiyon kazanıyor?

Bu testte birçok parametre değerlendirilir. Bunlardan en önemlisi:

Rod Intercept Time (RIT); Rod hücrelerinin belirli bir ışık duyarlılığı seviyesine ulaşması için geçen süreyi ifade eder.

Sağlıklı bireylerde bu süre yaklaşık 6 dakika iken bazı retinal hastalıklarda belirgin şekilde uzayabilir.

3.1) Klinik Örnek:

Tedavi öncesi:

RIT = 18 dakika

Tedavi sonrası:

RIT = 12 dakika

Bu değişiklik rod fonksiyonlarında iyileşme yönünde değerlendirilmesi gereken objektif bir bulgu olabilir.

3.2) Dark Adaptation Testi hangi hastalıklarda kullanılır?

  • Retinitis Pigmentosa
  • Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu
  • Leber Konjenital Amaurozisi
  • Rod-Kon Distrofileri
  • Stargardt Hastalığı

4-) Photo Aversion Threshold (PAT):

PAT (Photo Aversion Threshold), hastanın ışığı gördüğü seviyeyi değil;

ışığın artık rahatsız edici hale geldiği eşiği ölçer.

Başka bir ifadeyle;

“Hasta hangi ışık şiddetinden sonra gözünü kapatmak zorunda kalıyor?”

sorusuna cevap verir.

Burada önemli fark şudur:

  • FST: En düşük algılanabilen ışığı ölçer.
  • PAT: Tolere edilebilen en yüksek ışık düzeyini ölçer.

4.1) Klinik Örnek:

Kon distrofisi bulunan bir hastada;

Tedavi öncesi:

PAT = 42 dB

Tedavi sonrası:

PAT = 50 dB

Bu artış, ışığa toleransta fonksiyonel iyileşme olabileceğini düşündürebilir.

4.2) PAT hangi hastalıklarda kullanılır?

  • Kon Distrofisi
  • Akromatopsi
  • Retinitis Pigmentosa
  • Stargardt Hastalığı
  • Albinizm
  • Aniridi
  • Migren ilişkili fotofobi

5-) Dark Adaptation Chromatic Perimetry (DACP):

DACP, FST’nin bölgesel haritalama yapan gelişmiş bir versiyonu olarak düşünülebilir. Bu test sayesinde retinanın farklı anatomik bölgelerindeki rod ve kon fotoreseptör fonksiyonları ayrı ayrı değerlendirilebilir. Böylece retina fonksiyonlarının hangi bölgelerde korunduğu, hangi bölgelerde etkilendiği ve tedavi sonrasında oluşabilecek bölgesel fonksiyonel değişiklikler objektif olarak izlenebilir.

Bu test sayesinde retina farklı anatomik bölgeler halinde incelenebilir:

  • Fovea
  • Üst makula
  • Alt makula
  • Nazal perifer
  • Temporal perifer
  • Üst perifer
  • Alt perifer

Bu özellik sayesinde hastalık ilerleyişi ve tedavi sonrası fonksiyonel değişiklikler bölgesel olarak takip edilebilir.

5.1) DACP hangi hastalıklarda kullanılır?

  • Retinitis Pigmentosa
  • Leber Konjenital Amaurozisi
  • Kon Distrofileri
  • Rod-Kon Distrofileri
  • Stargardt Hastalığı
  • Kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu

6-) Sonuç:

Kök hücre ve eksozom uygulamalarında yalnızca hastanın subjektif değerlendirmesi değil, retina fonksiyonlarını objektif olarak ortaya koyan testler de büyük önem taşır.

FST, Dark Adaptation, PAT ve DACP gibi gelişmiş fonksiyonel testler; tedavi öncesi ve sonrası retina fonksiyonlarındaki değişikliklerin daha kapsamlı değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Bu testlerin sonuçları her zaman ayrıntılı göz muayenesi, görüntüleme yöntemleri (OCT, OCT-A, fundus görüntüleme vb.) ve elektrofizyolojik incelemelerle birlikte değerlendirilmelidir. Tek bir test, tedavinin başarısını kesin olarak göstermez; en doğru yaklaşım çok yönlü klinik değerlendirmedir.

Facebook
Twitter
Email
Print