Kuru Gözde Exozom Tedavisi


Kuru Gözde Exozom Tedavisi

1-) Giriş

Son yıllarda Rejeneratif Tıp alanındaki gelişmeler, göz hastalıklarının tedavisinde yeni biyolojik yaklaşımların önünü açmıştır. Özellikle MKH (Mezenkimal Kök Hücre) kaynaklı exozomlar; kuru göz hastalığı, Meibomian bez disfonksiyonu, Sjögren sendromu ilişkili oküler yüzey hastalıkları gibi bir cok kuru göz olgusunda kulanılmaktadır.

Geleneksel tedaviler olan Siklosporin, Otolog Serum ve PRP uygulamaları çoğunlukla inflamasyonu baskılamaya veya geçici epitel desteği sağlamaya odaklanırken, MKH-exozomlar aynı anda hem immünmodülasyon hem de doku rejenerasyonu sağlayabilen biyolojik “haberci paketler” olarak öne çıkmaktadır.


2-) Eksozomların Kuru Göz Tedavisindeki Avantajları:

2.a.) Güçlü Anti-inflamatuar Etki:

Exozomlar yalnızca tek bir inflamasyon yolunu baskılamaz; çoklu immün mekanizmaları düzenler:

  • NF-κB yolunun inhibisyonu
  • IL-1β ve TNF-α gibi proinflamatuar sitokinlerin baskılanması
  • M1 makrofajların antiinflamatuar M2 fenotipine dönüşümü
  • T-regülatör hücre aktivasyonunun artırılması

Bu nedenle özellikle kronik inflamatuar kuru göz hastalarında klasik tedavilere göre daha geniş etki potansiyeline sahiptir.


2.b.) Rejeneratif ve Hücre Yenileyici Özellik:

Otolog Serum ve PRP büyüme faktörleri içerse de exozomlar:

  • miRNA
  • sitokin
  • büyüme faktörü
  • rejeneratif proteinler

gibi biyolojik içerikleri hedef dokulara daha stabil ve etkili şekilde taşıyabilmektedir.

Bu durum özellikle:

  • Korneal epitel yenilenmesi
  • Goblet hücre restorasyonu
  • Meibomian bez fonksiyonunun düzelmesi
  • Lakrimal bez iyileşmesi

açısından önemlidir.


2.c.) Meibomian Bezleri Üzerine Etkileri:

Meibomian Gland Dysfunction (MGD) günümüzde evaporatif kuru gözün en sık nedenlerinden biridir.

exozomlar:

  • Meibomian bez inflamasyonunu azalttığı,
  • Lipid sekresyon kalitesini artırdığı,
  • Göz yaşı film stabilitesini düzelttiği,
  • Bez morfolojisini koruduğu

bildirilmiştir.

Exozom içeren biyolojik tedavi uygulamalarında kuru göz semptomlarında ve Meibomian bez fonksiyonunda anlamlı düzelmeler gösterilmiştir.


2.d.) Goblet Hücreleri ve Musin Tabakası Üzerine Etkileri:

Goblet hücreleri oküler yüzeyin musin tabakasını oluşturarak gözyaşının kornea üzerinde stabil kalmasını sağlar.

Exozom uygulamaları sonrası:

  • Goblet hücre yoğunluğunda artış,
  • Musin üretiminde yükselme,
  • Oküler yüzey stabilitesinde iyileşme

rapor edilmiştir.

Özellikle Sjögren Syndrome modellerinde bu etkinin belirgin olduğu gösterilmiştir.


2.e.) Lakrimal Bez (Gözyaşı Bezi) Üzerine Etkileri

Exozomlar yalnızca oküler yüzeyi değil, gözyaşı üretiminden sorumlu lakrimal bezleri de etkileyebilir.

Çalışmalarda:

  • Lenfosit infiltrasyonunun azaldığı,
  • Fibrozisin baskılandığı,
  • Gözyaşı üretiminin arttığı,
  • Glandüler dokunun korunduğu

gösterilmiştir.

Bu durum özellikle otoimmün kuru göz hastalarında dikkat çekicidir.


3-) Güncel Bakış Açısı

Mevcut kuru göz tedavileri çoğunlukla:

  • İnflamasyonu baskılamak,
  • Semptomları azaltmak,
  • Gözyaşı desteği sağlamak

üzerine kuruludur.

Exozomlar ise:

  • İnflamasyon kontrolü,
  • Doku rejenerasyonu,
  • Glandüler iyileşme,
  • Nöroproteksiyon,
  • Sinir rejenerasyonu

gibi çok katmanlı etkileri nedeniyle geleceğin biyolojik tedavileri arasında değerlendirilmektedir.

Özellikle şu vakalarda çok etkilidir:

  • Dirençli kuru göz vakalarında
  • Sjögren sendromu
  • Meibomian bez disfonksiyonu,
  • Excimer Lazer sonrası kuru gözde,
  • Diyabetik kuru gözlerde
  • Nörotrofik kornea hastalıkları
  • Evopratif Kuru Gözde
  • Ciddi iğleşmeyen kornea Epitel Defektlerinde
  • Kuru göze bağlı şiddetli ağrılarda

gibi alanlarda umut verici sonuçlar bulunmaktadır.

Exozom damlası; GMP ONAYLI kök hücre bankalarında steril damla olarak hazırlanır. Bu damlalar soğuk zincirde saklanır. Genelde günde dört  defa olacak şekilde bir hafta kullanılır. Diğer tedavilerin yıllar içerisinde yapabildiği pozitif etkiyi bir hafta gibi kısa sürede yapa bilir. Ama bu demek değil ki; diğer klasik tedavileri bırakıp sadece exozom kullanalım. Yani Siklosporin, Otolog Serum ve  PRP ile düzelmeyen hastalarda elimizde ilave güçlü bir silah olarak bulunmaktadır. Tüm hastalara tedavi öncesi; BUT+SCHİRMER +MEİBOMGRAFİ bu üç test mutlaka yapılmalıdır. Bu üç test ;hem hastalığın sebebini hem de şiddetini net bir şekilde ortaya koyar. Tedavi takibinde de bu üç test son derece faydalıdır.

Facebook
Twitter
Email
Print

İlgili Makale